Ahmet Nur Çebi Yönetimi ve Beşiktaş

Fikret Orman Dönemi

 

Şampiyonluklarla geçen yıllar, Şampiyonlar Ligi’nde namağlup lider çıkan ilk Türk takımı olma başarısı, yeni stadyumun inşaası ve çok daha fazlası Fikret Orman’ın Beşiktaş’ta yaptığı işlere örnek olarak verilebilir. Ancak her güzel geçen dönemin bir sonu olduğu gibi Fikret Orman ve yönetiminin de mali işlerden dolayı taraftarların eleştirileriyle beraber kongre kararı almasıyla Fikret Orman yönetimin de sonu gelmişti. Ahmet Nur Çebi 20 Ekim 2019’daki olağanüstü kongreyle Beşiktaş başkanlığına seçilmişti. Gelin hep birlikte son günlerde eleştirilen Ahmet Nur Çebi dönemi ve yönetimini inceleyelim.

Beşiktaş Haberleri: Eski başkan Fikret Orman kulüp üyeliğinden ihraç mı ediliyor?- Son Dakika Spor Haberleri | NTVSpor

 

Ahmet Nur Çebi Dönemi

1.Dönem(Yapılanma)

 

Ahmet Nur Çebi yönetiminin ilk hedefi, Abdullah Avcı teknik direktörlüğünde olan futbol takımını mali zorluklardan kurtarmaktı. O dönem için yüksek görülen teknik direktör maaşı ve maaş yükü fazla olan futbolculardan kurulu düzeni bir miktar yıkıp yeni bir yapı kurulmak isteniyordu. İlk olarak geldiği günden beri eleştirilen Abdullah Avcı ile yollar ayrıldı. Sözleşmesi tek taraflı feshedilen Abdullah Avcı’ya sözleşmesi gereği maaşının bir kısmı ödenecekti. Başarı için tribünler ilk başta tepki göstermese de mali düzene önem veren bir başkanın böyle bir hareket yapması dikkatleri üzerine çekmişti.

 

Devamında ise çocukluğumda keşke izleme şansı bulsam diye söylendiğim Beşiktaş’ın efsanesi Sergen Yalçın teknik direktörlüğe getirildi. Bu, tribünlerle barışmak için atılan büyük bir adımdı. Futbolculuk döneminden beri eleştirilen Sergen Yalçın’ın başarılı olacağına inanan kadar inanmayan da bir kesim vardı. Pandemi dönemi ile yarım kalan sezondan dolayı takımdan ayrılan futbolcular ve yapılanma süreci için Beşiktaş’ın vakti vardı. O dönemde takımdan ayrılan futbolcular olmasına rağmen Sergen hocanın oynattığı futbol gelecek sezona umut vadediyordu. 2020-21 sezonu için güzel hamleler ile takviye yapılırsa bu takımın yapacaklarını herkes merak ediyordu.

Ahmet Nur Çebi 1 yılını değerlendirdi - TRT Spor - Türkiye`nin güncel spor haber kaynağı

 

2.Dönem (Şampiyonluk)

 

Sergen Yalçın yönetimindeki futbol takımına kulübü ekonomik olarak yormayacak ve hocanın da onay verdiği bir kadro kurulacaktı. Sergen hocanın Alanyaspor’dan eski öğrencileri Fabrice N’sakala ve Welinton transferleri yönetimin transfer politikasını açıklayacak türden örneklerdi. Ahmet Nur Çebi basına verdiği demeçlerde de sık sık Beşiktaş’ın sahip olduğu borçlardan ve yüksek maaşlı futbolculara yönelmeyeceklerinden bahsediyordu. Taraftarı heyecanlandıracak transfer ihtiyaçları da vardı. Oynadığı dönem Beşiktaş taraftarının gönlünde taht kurmuş Aboubakar’ın takıma bedelsiz olarak katılması bir nebze iyi gelmişti. Takıma katkı vermesi tartışılan transferler de gündem olmuştu. Arabistan’dan gelen Josef de Souza ligi iyi bilen bir isim olmasına rağmen form durumu belirsizdi. Sakatlıklarla boğuşan Premier Lig kalitesinde bir kanat olan Rachid Ghezzal’ın durumu ise diğer bir bilinmezlikti.  Sağ beke ise Sporting Lizbon’dan kiralanan belki ismini ilk defa duyduğumuz Valentin Rosier getirilmişti. Bernard Mensah Kayserispor’dan kiralanmış. Gökhan Töre Yeni Malatyaspor’dan bir kez daha evine dönmüştü. Beşiktaş ligdeki rakiplerine göre cidden mütevazi bir kadroydu ve taraftarsız bir sezonda Kara Kartal’ın işi zor görülüyordu.

 

Sezona ortalamanın altında başlangıç yapan Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ı eleştirilere hedef olmaya başlamıştı bile. Sezon ortasına doğru güzel bir ivme yakalayan Kara Kartal’a karşı olan inanç her geçen gün artmaya başlamıştı ama ben dahil o dönem her Beşiktaşlı’nın aklında aynı soru soru vardı ‘’Bu kadro şampiyon olabilecek mi?’’. Objektif düşünülünce düşük bir ihtimaldi ancak Sergen Hoca sadece devre arasında gelen Cenk Tosun transferiyle sezona devam etti. Rachid Ghezzal- Rosier ikilisinin sağ kanattaki güzel performansı Josef ve Larin’den gelen ekstra katkı ile kimsenin beklemediği bir ivme yakalayıp şampiyonluğu kazandılar. Benim için mucizevi bir şampiyonluktu. Sergen hocanın şampiyonluğu kazandıkları maçtaki gözyaşları hala aklımdadır. Aynı sezon Türkiye Kupası’nı kazanan Beşiktaş beklentileri değiştirmişti. Fakat şampiyonluk kutlamalarında yönetimin bu kadar göz önünde olması az da olsa taraftardan tepki almıştı.

Beşiktaş'ın şampiyonluk kupası Bodrum'da

 

3.Dönem (Yaprak Dökümü ve Hatalar Zinciri)

 

Bu zamana kadar eleştirilere hedef olmayan yönetim, Sergen Yalçın’ın sözleşmesinin bitmesiyle yeniden hedef olacaktı. Sergen Yalçın’ın 40-45 gün boyunca yenilenmeyen sözleşmesi, Aboubakar’ın sakatlığının asıl sebebinin para bazlı olması gibi konular Beşiktaş’ta gündemdeydi. Aboubakar artık Arabistan yolcusu olmuştu. Dorukhan gibi para edebilecek bir oyuncuyu da bedelsiz bir şekilde Trabzonspor’a kaptırmışlardı. Takımın Şampiyonlar Ligi seviyesinde takviyeye ihtiyacı vardı. Acaba yönetimin stratejisine ters olan bu konuda maliyetsiz yıldız kavramı bir çare olabilecek miydi? Alex Texeria, Pjanic, Batshuayi gibi maliyetsiz yıldız transferleri yapıldı. Rosier bir sezon daha kiralandı, geçen sezonun yıldızı Ghezzal’ın bonservisi alındı. Kadroya yapılan yerli takviyeleri ile güzel bir kadro oluşturulmuştu.

 

Yönetimin evdeki hesabı sahaya yansımadı maalesef. Şampiyonlar Ligi’nde puan alınmadan geçen grup süreci ve ligdeki başarısızlıklar taraftarı sinirlendirmişti. Sergen hoca ile yollar ayrılmıştı. Yönetim, iyi bir teknik adam bulana kadar altyapı sorumlusu Önder Karaveli ile yola devam etme kararı aldı. Taraftarlar okları iyice yönetime doğrultmuştu. Lige de havlu atmıştı Beşiktaş artık. Mart ayında gelen Valerien İsmail ise bilinmezlikler içeriyordu.

Ahmet Nur Çebi: 'En doğru ismin Valerien Ismael olduğuna karar verdik' İhlas Haber Ajansı

 

Valerien İsmail havlu atmış takıma bir çeki düzen verse de o sezon bitmişti.  22-23 sezonu başlamadan yine yeniden yapılanmaya gidiliyordu. O sezon yıldızı parlayan Serdar Saatçı, Rıdvan Yılmaz ve Emirhan İlkhan’dan alınan bonservis bedellerinin düşüklüğü yönetimi eleştirilerin hedefi yapmıştı. Daha dikkatli olunmalıydı. Gedson Fernandes, Dele Alli, Weghorst, Redmond gibi Premier Lig oyuncuları takıma eklenmişti. Kaliteli bir kadroydu ama Valerien İsmail’in üçlü savunma taktiği ile oynatması tepki gördü. Sonrasında dörtlü savunmaya geçse de istenilen başarıdan uzaktı. Takım Ekim ayında lige havlu atmıştı yine ve bunun sonucu olarak Valerien İsmail gönderildi. Taraftarlar takımlarını efsane başarılarına götüren hocayı yani Şenol Güneş’i istiyordu. Yönetim bu sefer birkaç gün içerisinde hızlı bir aksiyon alarak Şenol Hoca’yı taraftarların deyimiyle ‘’Yayladan indirmişti’’. Şenol Güneş’e yapılan karşılama taraftarın memnuniyetini belli ediyordu.

 

Dünya Kupası arasına girilirken takımdaki oyuncular ile çalışma şansı yakalayan Şenol Güneş doğru kadroyu kafasında oturtmuş gibiydi. Dünya Kupası sonrası Manchester United’a giden Weghorst yerine Aboubakar’ın üçüncü Beşiktaş dönemine getirilmesi bile heyecan vericiydi. Şenol Hoca geçtiğimiz sezon sonuna kadar güzel bir ivme yakaladı. Dele Alli transferi başarısızlık olarak görülse de taraftar takımdaki diğer oyunculardan memnundu.

 

 

 4.Dönem (Ayrılık arifesi)

Ahmet Nur Çebi: Şenol Güneş, Fenerbahçe ile Galatasaray'ı dost yaptı | Goal.com Türkçe

Yaz transfer dönemine rakiplerinden daha yavaş başlayan Beşiktaş’ta ‘’İki üç kaliteli takviye yapılsın Şenol Hoca bizi şampiyonluğa götürür’’ algısı vardı aslında. Şenol Güneş’in isteği doğrultusunda yapılacak 3-4 doğru hamle bugün bile Beşiktaş’ı şampiyonluk adayı yapardı. Tadic transferinde Fenerbahçe’nin attığı çalım ve başarısız transfer girişimleri taraftar ile yönetimin arasını oldukça açıyordu. Yönetim, taraftarın gözünde kronik sakatlığı olan futbolcular alıyordu. Rakiplerine göre daha alt kademe değerlendirilen futbolcular alan Beşiktaş’ın ayrıca bir başarısızlığı daha vardı. İstanbul’a indirdiği Lyanco‘nun sakatlık riskinden dolayı geri gönderip daha kabarık bir sakatlık geçmişine sahip Bailey’nin gelmesi… Yapılan transferler kampa yetiştirilmemişti. Kalite olarak üst seviye oyuncu gelmemişti ve gelen oyuncu sayısı gerekenden fazlaydı. Taraftarlar her şeye rağmen Şenol Güneş’e güveniyordu. Konferans Ligi elemelerinde takım göze güzel görünen bir futbol oynuyordu. Rashica gibi taraftar tarafından beğenilen transferlerin de olması sevindiriciydi ama Süper Lig ve Konferans Ligi grup maçlarında oynanan oyun bu takımın iyi bir transfer dönemi geçirmediğinin kanıtıydı. Taraftarın sabrı taşmıştı ve her maç, kazanılsa da kaybedilse de tribünden ‘’yönetim istifa’’ sesleri yükseliyordu. Bardağı taşıran son damla ise Beşiktaş’ın evinde oynadığı 2-0 dan 3-2 kaybettiği Lugano maçıydı. Tribünler maçın bitiminden sonra yerlerinden ayrılmayıp yönetim istifa çağrısından vazgeçmiyorlardı. Çağrıları artık sonuç vermişti. Şenol Güneş istifasını istemiş, yönetim ise kongre kararı almıştı. Yönetimi zorlu bir süreç bekliyordu. Beşiktaş camiasını bence gergin bir kongre süreci bekliyor. Ahmet Nur Çebi’nin aday olması şu an gündemde olmasa da yardımcısı Emre Kocadağ’ın adaylığı gündemde. Önümüzdeki günlerde neler olacağı hep birlikte göreceğiz.

 

Baturalp SAĞLAM

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir